Çocukluk Çağı Şizofrenisi Nedir?

Güncellendi: 2 dk okuma
çocukluk çağı şizofrenisi

Şizofreni bilişsel, duygulanım ve sosyal işlevsellik alanlarında önemli derecede bozulma ile seyreden nörogelişimsel bir hastalıktır. Çocukluk Çağı Şizofrenisi için kesin bir başlangıç yaşı söylenemezse de genellikle 6 yaşından önce pozitif psikotik belirtilerin görülmediği kabul edilir. Hastaların büyük bir kısmında psikotik belirtiler başlamadan önce çeşitli psikiyatrik belirtiler vardır ve ÇEBŞ çoğu zaman bu belirtilerin gölgesinde sinsi başlar. Nadiren akut başlangıç da görülebilir. Hastalık gelişiminden önceki dönemde çocukluk çağı şizofrenisi olan çocuklarda gelişimsel bozulmalar görülür ve bütün gelişimsel alanları kapsar.

Özellikle dil gelişimi, motor gelişim ve sosyal becerilerin gelişimindeki yetersizlik ergen ya da erişkin başlangıç olgulara göre beyin gelişiminde çok daha ciddi ve erken aksamalar ve bozulmalara işaret etmektedir. Şizofreni tanısı alan çocuklarda hastalık gelişiminden önceki dönemde motor gecikme, konuşma gecikmesi ve oranında sosyal becerilerde anormallik görülmektedir.

2 başlık · açmak için tıklayın

Okul başarısında düşme, sosyal çekilme, dezorganize davranışlar, arkadaş ilişkilerinde azalma, günlük aktivitelere ilginin azalması gibi öncül negatif belirtiler yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlar. Öz bakım becerileri bozulur, yeme davranışları değişir, dürtü kontrolünde bozulmalar, hostilite ve agresyon ortaya çıkar. Sinsi başlangıç hastalığı tanımayı geciktirir.

Çocuklarda görülen belirtilerin içeriği ve tipi çocuğun gelişim düzeyi ile ilişkilidir. Küçük çocuklarda negatif belirtiler tabloya hakimken yaş büyüdükçe pozitif belirtilerde.de artış görülür. Genellikle altı yaş civarında sanrılar ve sekiz yaştan sonra varsanılar ortaya çıkar.

Sıklıkla önce işitsel daha sonra görsel varsanılar oluşur. Küçük çocukların sanrıları büyüklere göre daha basit, ayrıntıdan uzak, daha çok hayvan ve canavar temalarının olduğu sanrılarken büyük çocuklarda sistemli sanrılar ve nadiren katatonik belirtiler de görülebilir.

Pek çok araştırmada pozitif belirtilerin yaş ve zeka düzeyi ile ilintili olduğu bildirilmektedir. Dil ve iletişim bozuklukları, düşünce bozuklukları, algı bozuklukları: duygulanım bozuklukları görülebilir

Şizofreni tedavisinde psikofarmakolojik ve psikososyal yaklaşımların birlikte sürdürülmesi gerekir .Tedavide temel ilkelerden biri her hastanın ve her ailenin tedavi açısından farklı nitelikleri olabileceğidir. Hastalık öncesi kişilik, tıbbi durum, psikososyal stres etkenleri ile hastalık öncesi ve hastalık seyri sırasındaki uyum ayrıntılı olarak değerlendirilmelidir.

Tedavi planı yapılırken hastalığın özgün tedavisi yanında aile ve çocuğun ruhsal, toplumsal ve kültürel özellikleri ile bu alanlardaki gereksinimleri ile ilgili destek ve düzenlemeler de yapılmalıdır.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi yerine geçmez. Kişiye özel değerlendirme için bir uzmana başvurunuz. İçerik Uzm. Dr. Mustafa Kemal Özcan tarafından hazırlanmış/gözden geçirilmiştir · Son güncelleme: .

Merak edilenler

Sıkça Sorulan Sorular

Çocukluk Çağı Şizofrenisi Nedir? hakkında en çok sorulan sorular ve kısa yanıtları

Kesin bir başlangıç yaşı söylenemese de genellikle 6 yaşından önce pozitif psikotik belirtilerin görülmediği kabul edilir. Hastalık çoğu zaman önceden var olan çeşitli psikiyatrik belirtilerin gölgesinde sinsi başlar; nadiren akut başlangıç da görülebilir.

Okul başarısında düşme, sosyal çekilme, dezorganize davranışlar, arkadaş ilişkilerinde azalma ve günlük aktivitelere ilginin azalması gibi öncül negatif belirtiler yavaş yavaş ortaya çıkar. Öz bakımda bozulma, yeme davranışında değişiklik, dürtü kontrolünde bozulma, düşmanca tutum ve saldırganlık da görülebilir.

Genellikle altı yaş civarında sanrılar, sekiz yaştan sonra ise varsanılar ortaya çıkar; varsanılar sıklıkla önce işitsel, daha sonra görsel olur. Küçük çocukların sanrıları daha basit ve çoğunlukla hayvan ve canavar temalıyken büyük çocuklarda sistemli sanrılar görülebilir.

Hastalık gelişmeden önceki dönemde bu çocuklarda tüm gelişim alanlarını kapsayan bozulmalar görülür. Özellikle motor gecikme, konuşma gecikmesi ve sosyal becerilerde anormallik dikkat çeker; bu yetersizlikler ergen ya da erişkin başlangıçlı olgulara göre beyin gelişiminde daha ciddi ve erken aksamalara işaret eder.

Hastalık çoğu zaman sinsi başlar ve önceden var olan psikiyatrik belirtilerin gölgesinde ilerler; bu sinsi başlangıç hastalığı tanımayı geciktirir. Ayrıca küçük çocuklarda negatif belirtiler tabloya hâkimdir, pozitif belirtiler ise yaş büyüdükçe artar.

Tedavide psikofarmakolojik ve psikososyal yaklaşımların birlikte sürdürülmesi gerekir. Her hasta ve ailenin farklı nitelikleri olabileceğinden hastalık öncesi kişilik, tıbbi durum, psikososyal stres etkenleri ve uyum ayrıntılı değerlendirilir; plan, çocuğun ve ailenin ruhsal, toplumsal ve kültürel gereksinimlerini de kapsar.

Sorunuzun yanıtını bulamadınız mı?

Uzman desteği almak için bizimle iletişime geçin

Fulya Terrace Şişli’deki muayenehanemizde veya online görüşme ile randevu planlayabilirsiniz.