Uyku Bozuklukları Nelerdir?

Güncellendi: 2 dk okuma
uyku bozuklukları

Uykuda Konuşma, uyku sırasında ses çıkarma ya da konuşma ile karakterizedir. Sıklıkla yüzeysel uyku dönemlerinde görülür. Aşırı yorgunluk hallerinde daha sık görülmektedir. Narkolepsi, Gün içinde dayanılmaz uyku ataklan ve ani tonus kaybıyla şekillenen bir klinik tablo olarak ilk kez 1877 yılında Vestphal tarafından bildirilmiştir. 1957 yılında Yoss ve Doly ilk kez ıiarkolepsitetradını tarif etmişlerdir.

Bunlar:

  1. Gündüz dayanılmaz, ani uyku atakları.
  2. Katapleksi.
  3. Uyku paralizisi.
  4. Hipnogojik halüsinasyonlar
2 başlık · açmak için tıklayın

  1. Kabus (nightmare, dreamanxiety)
  2. Gece Korkusu (pavornocturnus, nightterror)
  3. Uyurgezerlik
  4. Başka Türlü Adlandırılamayan Parasomnia

Kabus

Her yaşta ortaya çıkabilir. En yaygın olarak 3-5 yaşları arasında görülür, uykunun her döneminde görülebilmekle birlikte genellikle REM döneminde ve uykunun ikinci yarısında bir dış uyaran olmaksızın uyanmaya yol açan korkutucu rüyalar ile karakterize bir bozukluktur.

Kabuslar genellikle saldırılma korkusu, düşme veya ölüm ile ilgilidir ve olguların çoğunda tekrarlayıcı özellik gösterir. Çocuklarda canavarlar gibi korkutucu figürler yaygın olarak görülür. Gece uyandığında, çocuk ajite ve ağlamaklı olur, panik halindedir ve genellikle başkalarından yardım ister. Rüyanın içeriği çocuk tarafından hatırlanır. Kabus genellikle insomnia ile birliktedir. Bunun nedenleri gece uyanmaları ve kabus göreceği korkusu ile uykuya dalamama olabilir. Birlikte görülen diğer bozukluklar; uyurgezerlik, uykuda konuşma ve uykuda korkudur. Kabuslar çocuklarda ateşli hastalıklarla ve özellikle ileri yaşlarda deliryuın ile görülebilir. Yapılan bir araştırmada kabus gören bireylerde çocukluk çağında travma yaşama sıklığının daha yaygın olduğunu bulmuşlardır.’

Kabuslar geç çocuklukta, ergenlik döneminde ve erişkin yaşlarda ortaya çıkarsa daha çok psikolojik faktörler ile ilişkilidir. Yaşlı hastalarda REM uyku dönemi bozukluğu özellikle nörolojik hastalıklar ile ilişkilidir.

Amaç, kişinin uyuduğu kadar olan bir süreyi yatakta geçirmesini sağlayarak sınırlandırılmış uyku düzeni oluşturmaktır. Bunun için bireyin tutacağı bir günlük ile planlama yapılır. Öncelikle aileler bilgilendirilmeli, kaygılan giderilmeli, bunun normal olabileceği, genellikle ergenlik döneminde geçeceği söylenmelidir. Küçük yaştaki çocuklarda korku filmlerinin izlenmesinin engellenmesi yardımcı olabilir. Ayrıca hastanın korktuğu şeye, uyumaya, karşı uyanık kalmaya yönelmesi, böylece uyumaya çabalamak yerine uyanık kalarak uyku geldiğinde yatağa girmesi sağlanabilir. Gevşeme egzersizleri öğretilmelidir. Bu süreçte alınan psikolojik destek çok önemlidir. Terapi sürecinde temel çatışmalar üzerinde durularak sağlıklı çözüm yollan bulunmasına yardım edilebilir.

Uyurgezerlik Bozukluğunda Öneriler

Hastanın oda düzenlemesinin yapılması: Odada yaralanmaya yol açacak eşyaların gözden geçirilmesi gibi. Gündüz çocukta anksiyete oluşturmama ve utanç duygusu oluşturmamak için çocuğun yanında bu konu ile ilgili konuşulmamalıdır. Ailelere uyurgezerlik ile ilgili bilgi verilmeli, endişeleri giderilmeli, ergenlikte büyük oranda azalacağı ve geçeceği anlatılmalıdır.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi yerine geçmez. Kişiye özel değerlendirme için bir uzmana başvurunuz. İçerik Uzm. Dr. Mustafa Kemal Özcan tarafından hazırlanmış/gözden geçirilmiştir · Son güncelleme: .

Merak edilenler

Sıkça Sorulan Sorular

Uyku Bozuklukları Nelerdir? hakkında en çok sorulan sorular ve kısa yanıtları

Narkolepsi, gün içinde dayanılmaz uyku atakları ve ani kas tonusu kaybıyla seyreden bir klinik tablodur. Gündüz ani uyku atakları, katapleksi, uyku paralizisi ve hipnogojik halüsinasyonlar narkolepsinin dört temel belirtisi olarak tanımlanır.

Parasomniler; kabus, gece korkusu (pavor nocturnus), uyurgezerlik ve başka türlü adlandırılamayan parasomnileri kapsar. Uykuda konuşma ise sıklıkla yüzeysel uyku dönemlerinde görülen ve aşırı yorgunlukta sıklaşan bir uyku bozukluğudur.

Kabus her yaşta ortaya çıkabilir ancak en sık 3-5 yaş arasında görülür. Genellikle REM döneminde ve uykunun ikinci yarısında ortaya çıkan, uyanmaya yol açan korkutucu rüyalarla karakterizedir; uyanan çocuk ajite ve ağlamaklıdır ve rüyanın içeriğini hatırlar.

Geç çocukluk, ergenlik ve yetişkinlikte başlayan kabuslar daha çok psikolojik faktörlerle ilişkilidir. Çocuklarda ateşli hastalıklarla da görülebilir; bir araştırmada kabus gören bireylerde çocukluk çağında travma yaşama sıklığının daha yüksek olduğu bulunmuştur.

Kişinin yatakta yalnızca uyuduğu kadar süre geçirmesini sağlayan sınırlandırılmış bir uyku düzeni, tutulan bir günlük yardımıyla planlanır. Gevşeme egzersizleri öğretilir, küçük çocuklarda korku filmleri engellenir, aile bilgilendirilir ve süreçte psikolojik destek önemli rol oynar.

Odada yaralanmaya yol açabilecek eşyalar gözden geçirilerek güvenli bir düzen sağlanmalıdır. Çocukta kaygı ve utanç oluşturmamak için konu çocuğun yanında konuşulmamalı, aileye bilgi verilerek uyurgezerliğin ergenlikte büyük oranda azalıp geçtiği anlatılmalıdır.

Sorunuzun yanıtını bulamadınız mı?

Uzman desteği almak için bizimle iletişime geçin

Fulya Terrace Şişli’deki muayenehanemizde veya online görüşme ile randevu planlayabilirsiniz.