Çocuklar da büyükler gibi çeşitli türden kayıplar yaşayabilirler. Anneleri, babaları ve kardeşleri ölebilir ya da boşanma, evlat edinme gibi nedenlerle sevdikleri kişilerden kopabilirler. Çocuklar bu tür kayıpları sadece vefat durumunda değil, sevdikleri kişilerden uzak bir yere taşındıklarında da yaşayabilirler. Bütün bu kayıplar, çocuklarda yas tepkisinin ortaya çıkmasıyla sonuçlanabilir.
Çocuklar için ölüm büyüklerden daha farklı bir anlama sahiptir. Öncelikle çocuğun ölüm olayını anlayabilmesi için öncelikle biri öldüğünde neler olduğunu belirtmekte kullanılan kavramları anlaması gerekir. Yani ölen birinin bütün vücut fonksiyonlarının durduğu, ölen birinin bir daha nefes alamayacağı, yemek yiyemeyeceği ve oyun oynayamayacağını bilmelidir. Çünkü çocuk ölümü anlamadığında muhtemelen şöyle sorular soracaktır: “babam yaz tatilinden sonra geri gelecek, değil mi?” “Annem gittiği yerde çok uzun kaldı. Ne zaman geri gelecek?”
Bebekler ve okula gitme yaşı gelmiş çocuklar arasında ölüm kavramını anlamaları bakımından büyük farklılıklar vardır. Örneğin okul öncesi dönemdeki çocukların ölümü anlamalarında gösterilecek somut gerçekler onlara yardımcı olabilir. Örnek olarak fotoğraflar, videoya çekilmiş görüntüler ya da eğer çocuk korkmuyorsa mezar ziyaretleri bu konuda yardımcı olabilir. 2 yaşından daha küçük çocuklar için ölümle ilgili tek bilgi sadece hep etrafta olan birilerinin artık olmadığını fark etmeleridir. Bu durumda, örneğin, yatağa giderken bir resmi gösterip, “Baba?” diye sorabilirler. Üç yaşındaki çocukların bazen sordukları sorular ya da yaptıkları yorumlar, ölümü yetişkinlerin sandığından daha iyi anladıklarını gösterir. Dört yaşındaki bir çocuk ise eğer doğru bilgilendirilirse ve eğer soru sormasına izin verilirse ölümün ne anlama geldiğini oldukça iyi anlayabilirler.
Çocukların, birisinin kaybı karşısında tepkileri çok çeşitli olabilmektedir. Örneğin okul öncesi dönemdeki çocuklar için tepkisiz kalmak sık rastlanan bir durum olmasına rağmen yetişkinleri şaşırtır. Bazen de çocuklar haberi alır almaz, dışarıda oynamak için izin isteyebilirler. Bu durum, çocukların haberi sindirmek için zamana ihtiyaçları olduğunun bir göstergesidir. Bazı çocuklar ise sevdiği kişinin ölüm haberini duyduklarında şoka girebilirler. Bu durum, çocuğun hareket edememesi, konuşamaması ve tepki verememesi anlamına gelir. Bunun gibi çocuğun ilk anda verebileceği tepkiler; isyandan öfkeye ve ağlamaya ya da tepkisiz kalmaya kadar geniş bir yelpaze göstermektedir. Anne babalar olarak çocuğu belli bir yönde tepki vermeye zorlamak yerine, verdiği tepki ne olursa olsun, onu kabul edip desteklemelidirler. Peki desteleme nasıl olacak? Böyle durumlarda çocuğa; “Öfkelendiğini anlayabiliyorum ve çok üzülüyorsun” gibi onu anladığınızı ve tepkisini desteklediğinizi gösterir.
Bunlarla birlikte çocuğun ikincil olarak yaşayabileceği tepkiler
- Kaygı ve korku
- Uyku bozuklukları
- Öfke ve dikkat çekmek için yapılan davranışlar
- İçine kapanma ve kendini çevreden soyutlamak için yapılan davranışlar
- Üzüntü, özlem ve kayıp
- Suçluluk olabilir.
Bunlar çocuktan çocuğa değişebilecek tepkilerdir. Çocuğun yetişkinlik dönemini etkilememesi ve ruhsal anlamda sağlıklı olabilmesi için bu dönemde psikolojik destek almak faydalı olacaktır.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi yerine geçmez. Kişiye özel değerlendirme için bir uzmana başvurunuz. İçerik Uzm. Dr. Mustafa Kemal Özcan tarafından hazırlanmış/gözden geçirilmiştir · Son güncelleme: .
Merak edilenler
Sıkça Sorulan Sorular
Çocuklar Ölümü Nasıl Karşılar hakkında en çok sorulan sorular ve kısa yanıtları
Çocuğun, ölen birinin tüm vücut fonksiyonlarının durduğunu, bir daha nefes alamayacağını, yemek yiyemeyeceğini ve oyun oynayamayacağını anlaması gerekir. Okul öncesi dönemde fotoğraflar, videolar ya da çocuk korkmuyorsa mezar ziyaretleri gibi somut gerçekler ölümü anlamasına yardımcı olabilir.
İki yaşından küçük çocuklar yalnızca hep etrafta olan birinin artık olmadığını fark eder. Üç yaşındaki çocuklar ölümü yetişkinlerin sandığından daha iyi anlayabilir; dört yaşındaki bir çocuk ise doğru bilgilendirilir ve soru sormasına izin verilirse ölümün anlamını oldukça iyi kavrayabilir.
Evet. Özellikle okul öncesi dönemde tepkisiz kalmak sık rastlanan bir durumdur ve yetişkinleri şaşırtabilir. Haberi alır almaz dışarıda oynamak istemek de çocuğun haberi sindirmek için zamana ihtiyaç duyduğunun bir göstergesidir.
Anne babalar çocuğu belli bir şekilde tepki vermeye zorlamak yerine, verdiği tepki ne olursa olsun onu kabul edip desteklemelidir. “Öfkelendiğini anlayabiliyorum ve çok üzülüyorsun” gibi cümleler, çocuğa onu anladığınızı ve tepkisini desteklediğinizi gösterir.
İlk anda isyan, öfke, ağlama ya da tepkisizlik görülebilir. Sonrasında kaygı ve korku, uyku bozuklukları, öfke ve dikkat çekme davranışları, içine kapanma, üzüntü, özlem ve suçluluk gibi ikincil tepkiler gelişebilir. Bu tepkiler çocuktan çocuğa değişir ve bu dönemde psikolojik destek almak faydalı olur.
Hayır. Çocuklar boşanma, evlat edinme ya da sevdikleri kişilerden uzak bir yere taşınma gibi nedenlerle de kayıp yaşayabilir. Bu kayıpların tümü çocukta yas tepkisinin ortaya çıkmasıyla sonuçlanabilir.
Sorunuzun yanıtını bulamadınız mı?
Uzman desteği almak için bizimle iletişime geçin
Fulya Terrace Şişli’deki muayenehanemizde veya online görüşme ile randevu planlayabilirsiniz.