Kaygı Nedir?

Güncellendi: 2 dk okuma
kaygı bozukluğu

Anksiyete; erken çocukluk döneminden itibaren var olup, gelişmeye devam eden; beynimizi tehlikeye karşı uyaran, tehdidi algılama ve algılanmış tehditten kaçınmayı kolaylaştırmak amacıyla adaptif (uyumsal) işlev sağlayan, bedensel, bilişsel ve davranışsal bileşenlerin de eşlik ettiği bir emosyondur.

Anksiyete; Hoş olmayan ve belirsiz bir endişe hissi ile karakterizedir.

Sıklıkla baş ağrısı, terleme, çarpıntı, göğüste sıkışma hissi, hafif mide rahatsızlığı, uzun süre oturamama ya da hareketsiz duramama ile beliren huzursuzluk gibi otonomik belirtiler ile karakterizedir.

4 başlık · açmak için tıklayın

Korku, güvenliği tehdit eden ya da etmesi muhtemel bir tehlike karşısında yaşanan bir tepkidir.
Korkunun aşırı ve uyaranın büyüklüğüne göre anlamsız olmasına ise fobi denmektedir.

Korku, uyarıcı bir sinyaldir. Kaygı olması yakın bir tehlikeye karşı uyarır ve kişinin tehdit ile başa çıkması için gerekli önlemler almasına olanak sağlar.

Korkunun kaygıdan ayırt edilmesi gereklidir.

Korku; Bilinen Dış odaklı Belirli ya da çatışmasız tehdite karşı bir yanıttır. Kaygı; Bilinmeyen İç odaklı (içsel) Belirsiz ya da çatışmalı tehdite karşı bir yanıttır.

  • 0-6 ay ; Yüksek ses, büyük hızla yaklaşan objeler, ağrı gibi uyaranlar, ani pozisyon değişikliği;
  • 7-12 ay; Yabancılar, beklenmedik uyaranlarla ani karşılaşma, anneden ayrılma;
  • 1-3 yaş; Yabancı kişiler, anneden ayrılık, tuvalet eğitimiyle ilgili durumlar, karanlık;
  • 4-7yaş;Anne-babanın ayrılma ihtimali, karanlık, hayaletler, bedensel yaralanma, hayvanlar, fırtına, gök gürültüsü;
  • 8-12 yaş; Doğaüstü varlıklar, bedensel yaralanma, terk edilme, kaza, ölüm, tıbbi girişimler, fırtına, gök gürültüsü, okul problemleri, sosyal çevre tarafından reddedilme.
  • 13-18 yaş; okulda ceza gerektiren durumlar, sosyal ortamlarda başarısızlık, başkalarının beklentilerini karşılayamama, bedensel hastalıklar ve yetersizlikler, cinsel korkulardır.

Sosyal fobi ya da sosyal anksiyete bozukluğu bireyin tanımadığı kişiler ya da başkaları tarafından gözlenmesi gibi bir ya da daha fazla sosyal durumda devam eden korkulardır. Sosyal fobi/sosyal anksiyete bozukluğunda toplum önünde konuşma ve performans, sosyal toplantılara katılmave yabancılarla konuşmayı maruz kalma tehdidi anksiyete hatta panik atakları uyarabilir.

Sosyal fobide bireyler anksiyeteyi uyaran durumlardan kaçınırlar. Sosyal fobide anksiyeteye çok yoğun baskı ile karşı koymaya çalıştıklarından günlük işlevsellikleri bozulmaktadır. Sosyal fobili çocuk ve ergenler aşırı bir şekilde utanç, olumsuz anlaşılma ve reddedilme gibi kaygılara odaklanma eğilimindedirler. Bu çocuklar çoğunlukla korkulan durumla karşılaştıklarında artmış kalp atım hızı, kızarma, sayıklama, gastrointestinal bozulma ve titreme gibi belirtiler gösterebilirler.

Tedavi edilmemiş sosyal fobi: okul reddi, eğitim hayatının erken sonlandırılması ya da çalışma grubuna katılmada yetersizlik ile son bulabilir. Büyük ergenlerdeki sosyal fobi gelişimsel uğraşları ve karşı cinsle ilişkileri bozar. Sosyal fobisi olan ergenlerin daha sonra ilişki kurmada güçlük çekerler.

Sosyal anksiyete bozukluğunda da diğer anksiyete bozukluklarında önerilen bilişsel-davranışcı teknikler kullanılabilir.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi yerine geçmez. Kişiye özel değerlendirme için bir uzmana başvurunuz. İçerik Uzm. Dr. Mustafa Kemal Özcan tarafından hazırlanmış/gözden geçirilmiştir · Son güncelleme: .

Merak edilenler

Sıkça Sorulan Sorular

Kaygı Nedir? hakkında en çok sorulan sorular ve kısa yanıtları

Korku, bilinen, dış kaynaklı ve belirli bir tehdide verilen yanıttır; kaygı ise bilinmeyen, içsel ve belirsiz ya da çatışmalı bir tehdide karşı ortaya çıkar. Korkunun aşırı ve uyaranın büyüklüğüne göre anlamsız olmasına ise fobi denir.

Kaygı hoş olmayan ve belirsiz bir endişe hissiyle karakterizedir. Sıklıkla baş ağrısı, terleme, çarpıntı, göğüste sıkışma hissi, hafif mide rahatsızlığı ve uzun süre oturamama ya da hareketsiz duramama şeklinde beliren huzursuzluk gibi otonomik belirtiler eşlik eder.

Hayır. Kaygı, erken çocukluktan itibaren var olan ve beyni tehlikeye karşı uyararak tehdidi algılamayı ve ondan kaçınmayı kolaylaştıran uyumsal bir işlev gören duygudur. Bedensel, bilişsel ve davranışsal bileşenleri vardır.

0–6 ayda yüksek ses ve ani pozisyon değişikliği, 7–12 ayda yabancılar ve anneden ayrılma, 1–3 yaşta karanlık ve tuvalet eğitimi, 4–7 yaşta hayvanlar ve hayaletler, 8–12 yaşta ölüm ve okul sorunları, 13–18 yaşta ise sosyal başarısızlık ve beklentileri karşılayamama gibi korkular sık görülür.

Sosyal fobili çocuk ve ergenler, gözlenme ya da toplum önünde konuşma gibi sosyal durumlardan kaçınır ve utanç, olumsuz anlaşılma veya reddedilme kaygılarına odaklanır. Korkulan durumda kalp atışında hızlanma, kızarma, mide-bağırsak yakınmaları ve titreme görülebilir; günlük işlevsellik bozulabilir.

Tedavi edilmemiş sosyal fobi okul reddi, eğitim hayatının erken sonlanması ya da çalışma grubuna katılmada yetersizlikle sonuçlanabilir ve büyük ergenlerde gelişimsel uğraşları ve karşı cinsle ilişkileri bozabilir. Tedavide diğer kaygı bozukluklarında olduğu gibi bilişsel davranışçı teknikler kullanılabilir.

Sorunuzun yanıtını bulamadınız mı?

Uzman desteği almak için bizimle iletişime geçin

Fulya Terrace Şişli’deki muayenehanemizde veya online görüşme ile randevu planlayabilirsiniz.