Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) ile Nasıl Başa Çıkılır?

Güncellendi: 3 dk okuma
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) ile Nasıl Başa Çıkılır?

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), çocukluk döneminde başlayan ve yetişkinlikte de etkilerini sürdürebilen nörogelişimsel bir durumdur. Dikkat dağınıklığı, dürtüsellik ve aşırı hareketlilikle kendini gösteren bu bozukluk, bireyin akademik, sosyal ve duygusal yaşamını önemli ölçüde etkileyebilir. Ancak doğru yaklaşımlar ve profesyonel destekle DEHB yönetilebilir bir durumdur. Bu yazıda, DEHB’nin temel özelliklerinden başlayarak, etkili başa çıkma yöntemlerini adım adım ele alacağız.

8 başlık · açmak için tıklayın

DEHB, beynin dikkat, odaklanma ve dürtü kontrolüyle ilişkili bölgelerinde işlevsel farklılıkların olduğu bir nörogelişimsel bozukluktur. Genetik yatkınlık en önemli risk faktörlerinden biridir. Bununla birlikte, erken doğum, düşük doğum ağırlığı, çevresel toksinlere maruz kalma gibi etkenler de DEHB gelişimini tetikleyebilir.

Belirtiler genellikle 6-7 yaş civarında fark edilir. Dikkat dağınıklığı, unutkanlık, sabırsızlık, yerinde duramama, konuşma sırası bekleyememe gibi davranışlar günlük hayatın birçok alanında zorluk yaratabilir.

DEHB sadece bir zorluk değil, aynı zamanda farklı düşünme biçimlerinin bir yansımasıdır. DEHB’li bireyler genellikle yaratıcı, enerjik ve problem çözmede hızlı düşünebilen kişilerdir. Ancak bu potansiyellerini doğru yönlendirmek için yapılandırılmış bir yaşam tarzı ve destekleyici bir çevreye ihtiyaç duyarlar.

Aile içindeki anlayış ve sabır, öğretmenlerin farkındalığı ve profesyonel rehberlik, çocuğun kendine güvenini geliştirmede kilit rol oynar.

Profesyonel Destek Almak

DEHB’nin tanısı ve tedavisi mutlaka bir çocuk ve ergen psikiyatristi tarafından yapılmalıdır. İstanbul’da Şişli-Fulya-Nişantaşı bölgesinde kliniği bulunan Uzm. Dr. Mustafa Kemal ÖZCAN, çocuk ve ergen psikiyatrisi alanında uzun yıllara dayanan deneyimiyle birçok aileye rehberlik etmektedir.

Tedavi sürecinde ilaç tedavisi, psikoterapi ve davranışsal müdahaleler birlikte değerlendirilebilir. Her bireyin ihtiyacı farklı olduğundan, kişiye özel bir yaklaşım en doğru sonuçları sağlar.

Günlük Rutin Oluşturmak

DEHB’li bireyler için yapılandırılmış bir rutin, dikkat dağınıklığını azaltır ve kontrol duygusunu güçlendirir.

  • Sabah, ödev ve uyku saatlerinin düzenli olması,
  • Görevlerin küçük parçalara bölünmesi,
  • Görsel hatırlatıcılar (takvim, renkli notlar) kullanılması,
    günlük hayatı kolaylaştıran pratik adımlardır.

Pozitif Davranış Güçlendirme

Olumlu davranışların fark edilmesi ve ödüllendirilmesi, motivasyonu artırır. Ceza yerine, olumlu davranışlara vurgu yapmak daha etkili bir yöntemdir. Çocuğun başarısı küçük de olsa fark edilip övülmelidir.

Dikkati Artıran Ortamlar Yaratmak

Çalışma alanı sade, sessiz ve dikkat dağıtıcı unsurlardan arındırılmış olmalıdır. Ekran süresi sınırlandırılmalı, ders aralarında kısa fiziksel aktiviteler yapılmalıdır.

Duygusal Destek ve Empati

DEHB’li çocuklar sıkça “tembel” veya “sorumsuz” olarak etiketlenir. Oysa bu davranışlar istemli değil, nörolojik farklılıklardan kaynaklanır. Aile üyelerinin sabırlı, anlayışlı ve empatik bir tutum sergilemesi, çocuğun duygusal dayanıklılığını güçlendirir.

Ebeveyn Eğitimi

Ebeveynlerin DEHB hakkında bilgi sahibi olması, sürecin başarısında belirleyici bir faktördür. Uzm. Dr. Mustafa Kemal ÖZCAN gibi alanında uzman psikiyatristler, ebeveynlere çocuklarının davranışlarını anlamaları ve doğru tepkiler verebilmeleri için özel rehberlik sunmaktadır.

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)

Çocukların dikkat kontrolünü artırma, dürtüsel davranışları fark etme ve düzenleme becerilerini geliştirmeye yardımcı olur.

Oyun Terapisi ve Aile Terapisi

Özellikle küçük çocuklarda oyun terapisi, duygusal ifade becerilerini güçlendirir. Aile terapisi ise ebeveyn-çocuk ilişkisinde anlayış ve uyumu artırır.

İlaç Tedavisi

Metilfenidat veya atomoksetin gibi ilaçlar, dikkat kontrolünü ve dürtü yönetimini destekleyebilir. Ancak ilaç tedavisi her zaman tek çözüm değildir; psikososyal destekle birlikte yürütülmesi önerilir.

Öğretmenlerin, DEHB’li öğrenciler için uyarlama yapması önemlidir.

  • Kısa ve net yönergeler verilmesi,
  • Ders içinde sık geri bildirim sağlanması,
  • Öğrencinin başarılarının görünür kılınması,
    motivasyonu artıran yöntemlerdir.

Okul-aile-uzman iş birliği, çocuğun akademik başarısının ve öz güveninin artmasını sağlar.

  • Çocuğu suçlamak veya sürekli eleştirmek,
  • Kıyaslama yapmak,
  • Aşırı koruyucu davranmak,
  • Tutarsız disiplin yöntemleri uygulamak,
    sorunları derinleştirir. Bunun yerine, sevgi, sabır ve tutarlılıkla ilerlemek gerekir.

Birçok DEHB’li çocuk, sanat, spor, müzik veya teknoloji alanında üstün yetenekler gösterebilir. Bu ilgi alanlarını desteklemek, hem özgüveni artırır hem de enerjiyi pozitif bir yöne kanalize eder.

DEHB, doğru yaklaşımlar ve bilinçli destekle yönetilebilen bir durumdur. Aile, okul ve uzman iş birliğiyle çocukların potansiyellerini ortaya koymaları mümkündür. Erken tanı, sabır, sevgi ve doğru yönlendirme, hem çocuğun hem de ailenin yaşam kalitesini artırır.

İstanbul’da Şişli-Fulya-Nişantaşı bölgesinde kliniği bulunan Uzm. Dr. Mustafa Kemal ÖZCAN, çocuk ve ergen psikiyatristi olarak DEHB tanısı ve tedavisi konusunda ailelere profesyonel rehberlik sunmaktadır.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi yerine geçmez. Kişiye özel değerlendirme için bir uzmana başvurunuz. İçerik Uzm. Dr. Mustafa Kemal Özcan tarafından hazırlanmış/gözden geçirilmiştir · Son güncelleme: .

Merak edilenler

Sıkça Sorulan Sorular

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) ile Nasıl Başa Çıkılır? hakkında en çok sorulan sorular ve kısa yanıtları

Genellikle belirtiler yaşla birlikte azalır, ancak bazı bireylerde yetişkinlikte de devam edebilir. Uygun terapi ve destekle yaşam kalitesi oldukça yükselir.

Bazı hafif vakalarda psikoterapi, davranışsal müdahaleler ve ebeveyn eğitimiyle belirtiler kontrol altına alınabilir. Ancak bu karar mutlaka uzman gözetiminde verilmelidir.

Hayır. DEHB zekâ düzeyiyle ilgili bir durum değildir. Hatta birçok DEHB’li birey ortalamanın üzerinde zekâya sahiptir.

Erken tanı, çocuğun sosyal ve akademik yaşamında ortaya çıkabilecek özgüven sorunlarının önlenmesine yardımcı olur.

Düzenli uyku, dengeli beslenme, fiziksel aktivite, yapılandırılmış bir rutin ve psikolojik destek DEHB belirtilerini hafifletebilir.

Sabırlı olun, çocuğunuzun güçlü yönlerini destekleyin ve bir uzmanla sürekli iletişim halinde kalın.

Sorunuzun yanıtını bulamadınız mı?

Uzman desteği almak için bizimle iletişime geçin

Fulya Terrace Şişli’deki muayenehanemizde veya online görüşme ile randevu planlayabilirsiniz.