Bağlanma: Anne Bebek İlişkisi

Güncellendi: 2 dk okuma
bağlanma anne bebek ilişkisi

İnsanlar biyolojik olarak doğuştan itibaren bir bağlanma sistemi ile dünyaya gelir. Bu bağlanma sistemi yaşam boyu çevrenizdeki insanlarla bağ kurmanızı sağlar. Bebeğin doğuştan gelen bağlanma figürleri ile yakınlık kurma ihtiyacı vardır. Bu figürler bebeğe bakım veren kişiler yani çoğunlukla annelerdir. Bebek annenin yanında kendini daha rahat hisseder ve güvenlik hislerini kazanmaya başlar. Bu bağlanma çocukluk ile sınırlı kalmayıp yaşam boyunca devam eder: arkadaşlar ve romantik ilişkiler, yetişkinlik döneminizdeki bağlanma figürü temsillerinizdir.

2 başlık · açmak için tıklayın

Bağlanma teorisinin kuramcısı olan John Bowlby bebeğin arzu ettiği yakınlığı kurması ve devam ettirmesi evrimsel açıdan bebeğin kendini tehlikelerden korumayı hedeflediğini söyler. Anne bebeğinin bu ihtiyacına duyarlı olup karşılık verdiğinde bebek annesini güvenilir bir figür olarak algılar ve böylelikle başkalarına da güvenebilmeyi öğrenir. Fakat her zaman durum böyle olmayabilir. Anne bebeğinin yakınlık kurma ihtiyacını anlamadığı veya onu reddettiğinde bebek annesiyle güvenli bir bağ geliştiremez ve bebek kendini güvende hissetmez. Anne çoğu zaman reddetmeyi bilinçli şekilde yapmamaktadır. Reddedilme aslında bir ihmal davranışı da olabilir. Örneğin Çocuklarını seven fakat onları fazla eleştiren, öfkeli ve değersizleştiren ebeveyn modeli gelişime zarar veriyor. Bu sebeple güvenli bağlanma geliştiremeyen çocuklar dünyayı tehlikeli, tehditlerle dolu bir yer olarak algılar. Güvende olma, anlaşılma ve sakinleşme gibi ihtiyaçları giderilmemiş olur.

Bağlanma konusunun en önemli unsuru bebeğin ihtiyaçlarının bakım veren tarafından anlaşılması ve uygun şekilde karşılanmasıdır. Fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarının karşılanacağını bilen bebek önce anne-babası ile güvenli bir bağlanma oluşturur, daha sonra bağlanma tipi ve anne-baba ile ilişki çocuğun diğer ilişkilerini, sosyal yaşantısını, benlik algısını ve dünyaya bakışını şekillendirir. Bakım veren, anneler, bebeğin bağlanma ihtiyacını nasıl anlar ve nasıl karşılar? Bunun en temel yolu dünyaya geldiği andan, itibaren onun olumlu veya olumsuz tüm duygusal sinyallerini anlamak, ona anlaşıldığını hissettirmek, küçümsemeden veya göz ardı etmeden olduğu gibi kabul ederek ihtiyacına yanıt vermekten geçer. Örneğin bebeğin fiziksel ihtiyaçları nasıl karşılanıyor? karnı acıktığında zamanında doyuruluyor mu, altını pislettiğinde temizleniyor mu… Duygusal ihtiyaçlar: iletişim kurarken gözlerinin içine bakıyor mu, anne evden çıkarken gizlice kaçarak mı gidiyor, ayrı kaldıktan sonra anne bebekle ne kadar vakit geçiriyor…

Bağlanma ihtiyaçlarının nasıl karşılandığına ilişkin Mary Ainsworth’un3 farklı bağlanma tipi vardır. Bunlar:

  • Güvenli bağlanan
  • Kaygılı kaçınmacı bağlanan
  • Kaygılı- kararsız bağlanan

Güvenli bağlanan bebekler, anne-babanın her zaman yanında olduğunu ve ihtiyaçlarına cevap vereceğini, ulaşılabilir olduğunu bilir. Anne-babanın yokluğunda tepki gösterir fakat geri döndüğünde rahatlıkla sakinleşirler.

Güvenli bağlanma gösteren çocuların aksine güvensiz bağlanmada çocuk ayrılığa çok fazla tepki gösterir, ilgisiz durur, anne babanın dönüşünde sakinleşmez. Güvensiz bağlanma bakım veren kişi ulaşılabilir değildir bu nedenle çocuk ihtiyaçlarına cevap verileceğinin güvenini alamaz.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi yerine geçmez. Kişiye özel değerlendirme için bir uzmana başvurunuz. İçerik Uzm. Dr. Mustafa Kemal Özcan tarafından hazırlanmış/gözden geçirilmiştir · Son güncelleme: .

Merak edilenler

Sıkça Sorulan Sorular

Bağlanma: Anne Bebek İlişkisi hakkında en çok sorulan sorular ve kısa yanıtları

İnsanlar doğuştan bir bağlanma sistemiyle dünyaya gelir ve bu sistem yaşam boyu başkalarıyla bağ kurmayı sağlar. Bebeğin bakım verenle kurduğu ilk bağ; ilerideki arkadaşlık ve romantik ilişkilerini, sosyal yaşantısını, benlik algısını ve dünyaya bakışını şekillendirir.

Temel yol, bebeğin doğduğu andan itibaren olumlu ya da olumsuz tüm duygusal sinyallerini anlamak, ona anlaşıldığını hissettirmek ve küçümsemeden ihtiyaçlarına yanıt vermektir. Zamanında beslenme ve temizlik gibi fiziksel ihtiyaçların yanında göz teması, ayrılıkların nasıl yaşandığı ve ayrılık sonrası birlikte geçirilen zaman da önemlidir.

Mary Ainsworth, bağlanma ihtiyaçlarının nasıl karşılandığına göre üç bağlanma tipi tanımlar: güvenli, kaygılı-kaçınmacı ve kaygılı-kararsız bağlanma. Güvenli bağlanan bebekler anne-babanın ulaşılabilir olduğunu bilir; ayrılıkta tepki gösterseler de ebeveyn döndüğünde kolayca sakinleşirler.

Güvensiz bağlanan çocuk ayrılığa çok fazla tepki gösterebilir ya da ilgisiz durabilir ve anne-babası geri döndüğünde sakinleşmez. Bakım veren ulaşılabilir olmadığı için çocuk, ihtiyaçlarına cevap verileceğine güvenemez.

Evet. Anne çoğu zaman reddetmeyi bilinçli olarak yapmaz; reddedilme bir ihmal davranışı da olabilir. Çocuğunu seven ama onu fazla eleştiren, öfkeli ve değersizleştiren bir ebeveyn tutumu da gelişime zarar verebilir; güvenli bağlanma geliştiremeyen çocuk dünyayı tehlikeli ve tehditlerle dolu bir yer olarak algılayabilir.

Sorunuzun yanıtını bulamadınız mı?

Uzman desteği almak için bizimle iletişime geçin

Fulya Terrace Şişli’deki muayenehanemizde veya online görüşme ile randevu planlayabilirsiniz.