Yetişkinlerde Otizm ve Eşlik Eden Psikiyatrik Hastalıklar

Güncellendi: 4 dk okuma
Yetişkinlerde Otizm ve Eşlik Eden Psikiyatrik Hastalıklar

Otizm spektrum bozukluğu (OSB), çoğunlukla çocukluk döneminde fark edilse de, birçok bireyde tanı erişkin yaşlara kadar konamayabiliyor. Bu durum, kişinin sosyal ilişkilerden iş yaşamına kadar birçok alanda zorluk yaşamasına neden olabiliyor. Yetişkinlik döneminde otizm tanısı almak, bir yandan kişinin yaşamındaki birçok davranışın nedenini anlamasına yardımcı olurken, diğer yandan da eşlik eden psikiyatrik hastalıkların tanınması ve tedavi edilmesi açısından büyük önem taşıyor.

6 başlık · açmak için tıklayın

Otizm, sadece çocukluk çağına özgü bir durum değildir; nörogelişimsel bir farklılıktır ve yaşam boyu devam eder. Yetişkin bireylerde otizm, genellikle sosyal etkileşimde güçlük, soyut düşünmede zorlanma, iletişimde farklılıklar ve rutinlere sıkı bağlılık gibi belirtilerle kendini gösterebilir.

Yetişkin bir birey, çocukluk döneminde otizm tanısı almamış olsa bile, yaşamı boyunca bazı davranış kalıpları ile bu farklılığı taşır. Örneğin; duygusal ifadeleri anlamakta zorlanmak, göz teması kurmaktan kaçınmak, yoğun ilgi alanlarına sahip olmak veya sosyal ilişkilerde yetersiz kalmak sık karşılaşılan durumlardandır.

Birçok yetişkin otistik birey, çocukluk döneminde otizmle ilgili farkındalığın düşük olması nedeniyle tanı almadan büyümüştür. Ayrıca, özellikle yüksek işlevli otizmli bireyler, zekâ düzeylerinin normal ya da üzerinde olması nedeniyle topluma daha kolay uyum sağlayabilir ve bu durum, belirtilerin gözden kaçmasına yol açabilir.

Tanı sürecinin gecikmesi, bireyde zamanla kaygı, depresyon veya sosyal izolasyon gibi ek sorunların gelişmesine neden olabilir. Bu noktada, deneyimli bir çocuk ve ergen psikiyatristi olan Uzm. Dr. Mustafa Kemal ÖZCAN, yetişkinlerde otizmin geç tanı almasının bireyin yaşam kalitesi üzerindeki etkilerini sıkça vurgulamaktadır.

Yetişkin otizminde sıklıkla bazı psikiyatrik bozukluklar eşlik eder. Bu durumlar hem tanı sürecini karmaşıklaştırır hem de tedavi sürecini zorlaştırabilir. En sık eşlik eden hastalıklar şunlardır:

Depresyon

Otizmli bireylerde depresyon, özellikle sosyal zorluklar ve dışlanma hissi nedeniyle oldukça yaygındır. Kişi, iletişim kurmakta zorlandığı için yalnızlaşabilir ve bu durum zamanla umutsuzluk hissine dönüşebilir.

Anksiyete Bozuklukları

Kaygı bozuklukları, otizmli yetişkinlerde en sık görülen eş tanılardan biridir. Özellikle değişimlere karşı aşırı hassasiyet, sosyal ortamlarda stres yaşama ve rutinlerin bozulması kaygı düzeyini artırabilir.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)

Otizmle birlikte DEHB görülme oranı oldukça yüksektir. Dikkat dağınıklığı, dürtüsellik ve planlama güçlüğü gibi belirtiler hem sosyal hem de iş yaşamını olumsuz etkileyebilir.

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB)

Otizmli bireylerde tekrarlayıcı davranışlar ve rutinlere sıkı bağlılık, bazen OKB belirtileriyle karışabilir. Ancak OKB’de bu davranışlar genellikle kaygıyı azaltmak için yapılır; otizmde ise düzen ihtiyacından kaynaklanır.

Bipolar Bozukluk

Bazı durumlarda duygudurum dalgalanmaları, enerji artışları veya depresif dönemler görülebilir. Bu durum, otizmli bireylerde duygusal düzenleme güçlüğüyle karışabileceği için dikkatli değerlendirme gerekir.

Yetişkinlerde otizm tanısı, çocuklardaki kadar kolay değildir. Çünkü yetişkin birey, yıllar içinde bazı davranışlarını gizlemeyi veya sosyal olarak kabul edilebilir hâle getirmeyi öğrenmiştir. Bu nedenle tanı koyarken detaylı bir öykü alınması, gelişimsel geçmişin incelenmesi ve psikometrik değerlendirmeler yapılması önemlidir.

Deneyimli psikiyatristler, gözlem ve görüşme tekniklerini kullanarak bireyin sosyal iletişim becerilerini, davranış örüntülerini ve duyusal hassasiyetlerini değerlendirir. Özellikle Uzm. Dr. Mustafa Kemal ÖZCAN gibi alanında uzman hekimler, bu süreçte hem bilimsel ölçüm araçlarını hem de klinik deneyimlerini birleştirerek kapsamlı bir değerlendirme yapar.

Otizm spektrum bozukluğu kalıcı bir nörogelişimsel durumdur, ancak uygun destek ve terapi yöntemleriyle bireyin yaşam kalitesi büyük ölçüde artırılabilir.

Psikoterapi

Bilişsel davranışçı terapi (BDT), özellikle kaygı ve depresyon gibi eşlik eden durumların tedavisinde etkilidir. Terapide amaç, bireyin düşünce kalıplarını fark etmesini ve duygusal düzenleme becerilerini geliştirmesini sağlamaktır.

İlaç Tedavisi

Otizmin kendisi için doğrudan bir ilaç tedavisi bulunmasa da, eşlik eden depresyon, anksiyete veya dikkat eksikliği gibi durumlarda ilaç tedavisi uygulanabilir. İlaç kullanımı, bireyin işlevselliğini artırmak için destekleyici bir rol oynar.

Sosyal Beceri Eğitimi

Yetişkinlerde sosyal iletişim becerilerinin geliştirilmesi, iş yaşamı ve sosyal ilişkiler açısından büyük önem taşır. Grup terapileri veya bireysel eğitim programları, bu becerilerin kazanılmasına yardımcı olabilir.

Aile ve Çevre Desteği

Otizmli bireyin çevresi, anlayışlı ve destekleyici bir tutum sergilediğinde, kişinin yaşam kalitesi ve psikolojik dayanıklılığı artar. Aile eğitimi, bu sürecin en önemli unsurlarından biridir.

Yetişkinlerde otizm ve eşlik eden psikiyatrik hastalıkların doğru şekilde tanınması, bireyin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen kritik bir konudur. Tanının geç konması, kişide hem sosyal hem duygusal anlamda yıpranmalara yol açabilir. Ancak uygun psikiyatrik destek, terapi ve bilinçlendirme çalışmalarıyla bu sürecin yönetilmesi mümkündür.

İstanbul Şişli – Fulya – Nişantaşı bölgesinde kliniği bulunan Uzm. Dr. Mustafa Kemal ÖZCAN, çocuk ve ergen psikiyatrisinin yanı sıra yetişkin terapileriyle de birçok bireyin yaşamına dokunmakta, otizm farkındalığını artırmaya yönelik çalışmalara katkıda bulunmaktadır.

Otizm, bir hastalık değil, farklı bir düşünme ve algılama biçimidir. Bu farkındalıkla hareket edildiğinde, otizmli bireyler toplumun üretken ve değerli bir parçası olmayı sürdürebilirler.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi yerine geçmez. Kişiye özel değerlendirme için bir uzmana başvurunuz. İçerik Uzm. Dr. Mustafa Kemal Özcan tarafından hazırlanmış/gözden geçirilmiştir · Son güncelleme: .

Merak edilenler

Sıkça Sorulan Sorular

Yetişkinlerde Otizm ve Eşlik Eden Psikiyatrik Hastalıklar hakkında en çok sorulan sorular ve kısa yanıtları

Evet. Otizm çoğunlukla çocuklukta fark edilse de birçok kişide tanı yetişkin yaşlara kadar konamayabilir. Yetişkinlikte tanı almak, kişinin yaşamındaki birçok davranışın nedenini anlamasına ve eşlik eden psikiyatrik hastalıkların tanınıp tedavi edilmesine yardımcı olur.

Yetişkinlerde otizm; sosyal etkileşimde güçlük, soyut düşünmede zorlanma, iletişimde farklılıklar ve rutinlere sıkı bağlılıkla kendini gösterebilir. Duygusal ifadeleri anlamakta zorlanma, göz temasından kaçınma, yoğun ilgi alanları ve sosyal ilişkilerde yetersiz kalma da sık görülür.

Çocukluk döneminde otizm farkındalığının düşük olması birçok kişinin tanı almadan büyümesine yol açmıştır. Zekâ düzeyi normal ya da üzerinde olan yüksek işlevli bireyler topluma daha kolay uyum sağlayabildiği ve yıllar içinde bazı davranışlarını gizlemeyi öğrendiği için belirtiler gözden kaçabilir.

Yetişkin otizmine en sık depresyon, anksiyete bozuklukları, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk ve bipolar bozukluk eşlik eder. Bu durumlar hem tanı sürecini karmaşıklaştırabilir hem de tedaviyi zorlaştırabilir.

Otizmli bireylerdeki tekrarlayıcı davranışlar ve rutinlere sıkı bağlılık OKB belirtileriyle karışabilir. Ancak OKB’de bu davranışlar genellikle kaygıyı azaltmak için yapılırken otizmde düzen ihtiyacından kaynaklanır.

Otizmin kendisi için doğrudan bir ilaç bulunmasa da eşlik eden depresyon, anksiyete veya dikkat eksikliğinde ilaç tedavisi uygulanabilir. Bilişsel davranışçı terapi, sosyal beceri eğitimi ve aile desteği kişinin yaşam kalitesini artırmaya yardımcı olur.

Sorunuzun yanıtını bulamadınız mı?

Uzman desteği almak için bizimle iletişime geçin

Fulya Terrace Şişli’deki muayenehanemizde veya online görüşme ile randevu planlayabilirsiniz.