Ayrılma Kaygısı Bozukluğu

Güncellendi: 1 dk okuma
ayrılma kaygısı

Ayrılma kaygısı yaşayan çocuklar evden ve bağlanma figürlerinden ayrılma ile ilgili aşırı kaygısı duyar. Sevdikleri kişilerden ayrı kaldıklarında onların durumları konusunda kaygılanır, onları kaybetme korkusu yaşarlar. Sevdiği kişilerin nerede olduğunu bilme ihtiyaçları vardır. Onları göremediğinde kaybolacaklarını, kaçırılacaklarını, öleceklerini ya da kötü bir kaza geçirebileceğini düşünürler.

Bununla birlikte baş ağrısı, karın ağrısı, bulantı, kusma, çarpıntı gibi fiziksel belirtiler ayrılma kaygısında sık görülür. Aynı zamanda ayrılma kaygısı yaşayan okul çağı çocuklarda okul reddi %75 oranında görülür. Bu oran çok yüksektir. Çocuk evden ve sevdiği kişilerden ayrılmak istemez, ayrıldığında bu fiziksel ve ruhsal belirtiler ortaya çıkmaya başlar. Yapılan araştırmalarda ayrılma kaygısı kızlarda daha çok görülmüş ve en sık 7-12 yaşlarında yaşandığı tespit edilmiş. Ayrılma kaygısı, ergenlikle birlikte azalmaya başlar. Bu dönemde çocuk psikoloğu ile görüşmenin faydası olacaktır. Ergen yeni kimlik arayışıyla birlikte ailesinden uzaklaşır, ayrılma kaygısını da diğer dönemlerdeki kadar ağır yaşamaz. Ayrılma kaygısının nedenlerinden birkaçı ise şöyle sıralanabilir:

  • Ebeveynler arasında şiddetli anlaşmazlık, ayrılık ya da boşanma, ebeveynlerden biri veya her ikisinde de fiziksel veya ruhsal hastalık olması çocuğun ayrılık kaygısı yaşamasını tetikler.
  • Ayrıca ayrılma kaygısında, stresli yaşam olaylarının (kayıplar, hastalık, bağlanma figürlerinden ayrılmaya neden olan bir felaket vb.) ayrılık kaygısı bozukluğu için belirgin bir risk etkenidir.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi yerine geçmez. Kişiye özel değerlendirme için bir uzmana başvurunuz. İçerik Uzm. Dr. Mustafa Kemal Özcan tarafından hazırlanmış/gözden geçirilmiştir · Son güncelleme: .

Merak edilenler

Sıkça Sorulan Sorular

Ayrılma Kaygısı Bozukluğu hakkında en çok sorulan sorular ve kısa yanıtları

Ayrılma kaygısı yaşayan çocuklar, evden ve sevdikleri kişilerden ayrı kaldıklarında onların durumu hakkında aşırı kaygılanır ve onları kaybetmekten korkar. Sevdiklerini göremediklerinde kaybolacaklarını, kaçırılacaklarını, öleceklerini ya da kötü bir kaza geçireceklerini düşünür; bu yüzden onların nerede olduğunu bilme ihtiyacı duyarlar.

Ayrılma kaygısında baş ağrısı, karın ağrısı, bulantı, kusma ve çarpıntı gibi fiziksel belirtiler sık görülür. Bu belirtiler genellikle çocuk evden ve sevdiği kişilerden ayrılmak zorunda kaldığında ortaya çıkmaya başlar.

Evet. Ayrılma kaygısı yaşayan okul çağındaki çocuklarda okul reddi %75 oranında görülür ve bu oldukça yüksek bir orandır. Çocuk evden ve sevdiklerinden ayrılmak istemez; ayrıldığında fiziksel ve ruhsal belirtiler başlayabilir.

Araştırmalarda ayrılma kaygısının en sık 7-12 yaşları arasında yaşandığı ve kızlarda daha çok görüldüğü tespit edilmiştir. Ayrılma kaygısı ergenlikle birlikte azalmaya başlar; yeni bir kimlik arayışıyla ailesinden uzaklaşan ergen, bu kaygıyı diğer dönemlerdeki kadar ağır yaşamaz.

Ebeveynler arasında şiddetli anlaşmazlık, ayrılık ya da boşanma ve ebeveynlerden birinde veya ikisinde fiziksel ya da ruhsal hastalık bulunması ayrılma kaygısını tetikleyebilir. Kayıplar, hastalık veya bağlanma figürlerinden ayrılmaya yol açan bir felaket gibi stresli yaşam olayları da belirgin bir risk etkenidir.

Sorunuzun yanıtını bulamadınız mı?

Uzman desteği almak için bizimle iletişime geçin

Fulya Terrace Şişli’deki muayenehanemizde veya online görüşme ile randevu planlayabilirsiniz.